Geçtiğimiz gün diplomam geçti elime. Çıktı dediler gittim aldım. Hani hep deriz ya 5 yılın karşılığı bir kağıt parçası diye; ele geçince hakikatten öyle oluyor. Pek anlamı olmayan bir şey. Zira o diploma sizi anlamlandırmıyor siz o kağıt parçasını anlamlandırıyorsunuz. Geçtiğimiz haftalarda başladığım işimde kimse bana diplomamı, diploma notumu sormadı. İletişim, çevre kontakları, referanslar, önceki projelerim, dil yeterliliğim gibi konular hakkında konuştuk. O zaman bir kere daha anladım “diplomanın” anlamsızlığını…
Diplomayı elime alınca içimden bir şey daha geçti. İncelediğimde üstünde mezuniyet notu gibi bir ibare yoktu; oysa benim beklediğim dev gibi diploma ortalaması yazmasıydı. Çünkü üniversitede, fakültede, bölümde bazıları bu “notu” öyle bir anlamlandırmıştı ki bizim de gözümüzde yücelmişti bu “ortalama”.
Sonuç olarak geride kalan; yaşananlar, dostluklar, paylaşılanlar, hüzünler, sevinçler…
Demek ki 2 puan yüksek alacağım, birinin önüne geçeceğim, BA değil AA alacağım gibi kaygılar, yarışlar anlamsızmış. Bunu şuan daha iyi görebiliyorum.
Bu tarz arkadaşlara da çok üzülüyorum şimdi şimdi. Geride ne bir dostluk ne bir kardeşlik ne bir arkadaşlık bıraktılar. Ellerinde kalan “üzerinde not ortalamaları bile yazmayan” bir “kağıt parçası”. Onu da çerçeveletip duvara asabilirler…
Eskişehirden herkese selamlar. Kalın sağlıcakla… 🙂
