Siyasete ve Ülke Gündemine Dair

Herkesin her konuda siyasi bir yorum yapmasından, duyar kasmasından, karşı mahalleyi linç etmesinden yoruldum, yorulduk! 16 yaşından beri siyasi camianın içerisinde bulunan birisi olarak söylüyorum; bugüne kadar hiç bir arkadaşımı, eşimi, dostumu siyasi olarak kategorize etmedim. Yeri geldiğinde usulünce tartıştım ancak bulunduğum hiç bir ortamda siyasi görüşümü kimseye dikte etmeye çalışmadım. Ama bir bakıyorum devlete, siyasete, uluslararası ilişkilere dair tek bir okuma yapmamış, saha tecrübesi edinmemiş kişileri karşımda siyaset yaparken görüyorum.

Genç kardeşlerim önünüzde oldukça kötü örnekler var biliyorum. Ülkenize dair bir şeyler yapmak istiyorsanız kendi alanınızın en iyisi olmaya gayret edin, çalışın, çabalayın ama ayrış(tır)mayın. Son haftalarda bazı odaklar bizleri kutuplaştırmaya çalışıyor. Bunların maşası olmayın!

Politikaya ilgili olan özellikle genç kardeşlerime sesleniyorum; siyaset uzun soluklu bir maratondur. Günlük heveslerle, popülizm uğruna, alkış almak, beğeni toplamak uğruna girişilecek ‘şovenizmin sahnesi’ bir alan değildir! Öncelikle öğrenmeniz gereken karşınızdakine, ‘ötekine’ saygıdır.

Bir bakıyorsunuz sahneye ödül almaya çıkan sanatçı bile sanatına dair konuşma yapmak yerine siyasi konuşma yapıyor. Öbür taraftan sadece Sayın Cumhurbaşkanımızla poz verdi diye sanatçılar, şefler linç ediliyor. Bu mudur medeniyet? Özgürlük sadece ‘muhaliflerin’ konfor alanı mıdır?

Ülkede yaşayan her bir vatandaşın siyasete ilgi duyması güzel bir şeydir ancak siyaseti hayatımızın her alanına, her ortamına taşıma gafletine düşmeyelim. Bu ülkenin ayrışmaya değil birleşmeye ihtiyacı var. Bizleri ayrıştırmaya çalışanları kendimizden ve ülkemizden uzak tutalım.

Kalın sağlıcakla…