Büyüyen Türkiye Karşısında Kirli İttifaklar-1 (Gezi Olaylarının Ekonomimize Etkisi)

Zamanda kısa bir yolculuğa çıkalım…

AK Parti öncesi, 2002 yılında borçlanma faizi %63 idi. Düşünebiliyor musunuz? 100 TL için 63 TL faiz ödüyorduk. AK Parti iktidarı ve olumlu ekonomi politikası ile bu rakam 2013 Mayıs ortasında %4,5’e indi. Bu hesaba göre AK Parti iktidarında Türkiye 13 yılda 642 milyar lira faiz lobisine para vermemiştir.

Ekonomik yönden gelişen, büyüyen ve bağımsız bir hale gelen ülkemiz bir çok yapıyı korkuttu. Ekonomik yönden güçlü Türkiye’nin bölgede daha önemli bir konuma gelebileceğinin öngörüsü dahi ‘bazılarını’ harekete geçirdi.

2013 Mayıs ayında tarihinin en kazançlı dönemlerinden birini geçiren borsamız, 22 Mayıs’ta 93 bin 179 puana kadar çıkarak tarihi zirve yakalamıştı.

Olayların patlak vermesiyle birlikte 2013 yılının en düşük seviyelerine inen borsada kayıplar yüzde 20’yi buldu. Borsa 13 günde 67 milyar TL eridi. 
1.70-1.80 bandında izleyen Dolar ise 1.92 ile 2013 yılının zirvelerini gördü. 

Olayların başladığı Mayıs 2013’te %4,52 ile cumhuriyet tarihinin en dip seviyesini gören politika faizleri Gezi Olayları sonrasında %8,5’e tırmandı. Gezi’den 7 ay sonra hükümeti devirmek için yapılan 17/25 Aralık girişimlerinin ardından Merkez Bankası’nın %11’e yükselttiği faizlerin Türkiye’ye maliyeti büyük oldu. 

Terör, Gezi Olayları ve 17-25 Aralık Darbe Girişimi’nin üç yıl içerisinde her bir kişiye maliyeti ortalama 1.560 doların üzerindedir.

Gezi olayları öncesinde yüzde 6,13’e kadar gerileyen yıllık enflasyon, sonraki 3 ayda yüzde 8,88’e kadar yükselirken, işsizlik oranı da artış trendine giren önemli göstergelerden biri oldu.


Olaylar öncesinde yüzde 9 seviyelerinde yatay bir seyir izleyen mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir senede yüzde 10 sınırına, ardından yüzde 10,6’ya kadar çıktı.

3. Havaalanı, Kanal İstanbul gibi dev projelerin durdurulması için hükümete baskı yapıldı. Bugün daha net bir şekilde gördüğümüz kadarıyla FETÖ, PKK ve maşalık ettikleri güçler tam bağımsız ve güçlü Türkiye’den korktular. Ülkeyi kaos ortamına sürüklemek için ellerinden geleni yaptılar.

Son yıllarda dev ekonomilerin dahi karşı karşıya kalması halinde yerle bir olacağı sınavları en az kayıpla atlattık. Bir ülke düşünün ki darbe girişimi yaşanıyor ve ekonomi kısa süre içerisinde yükseliş trendine giriyor; üretim devam ediyor; yeni dış kaynak ve yatırımlar oraya kaydırılıyor… 

Bu olumlu durumdaki en büyük pay sahibi darbenin, tankın, cuntanın ve silahların karşısında dim dik duran halkımızdır. 

Bu şanlı millet belki faizi, doları, euroyu umursamaz ama konu istiklal ve istikbaline; namus ve şerefine geldi mi gerekeni yapmasını bilir.

Bu necip milletin bağımsızlık aşkı ve dik duruşu devam ettiği sürece bizi top sindiremez evvelAllah…

Bu vesile ile Şehitlerimizi rahmetle, Gazilerimizi hürmetle anıyorum…

Bu başlığım altında Gezi olaylarından 15 Temmuz’a değin yaşanan süreci farklı açılardan vakit buldukça değerlendirmeye çalışacağım. Bu yazı kısa bir giriş olsun…

Yorum bırakın