Yine hızlı tren yine sinirimi bozan insanlar…

Uçağa binerken hepsi birer monşere dönüşen “bazı tipler” hızlı trene binerken hayvan oluyor!

Trene biniş kuyruğunda “Bu ne? Sıra mı bekleyeceğiz, kaç dakika oldu” diye başlayan söylenmeler trene biniş sırasında hostese: “Ben ek valiz için trene ücret ödemem” diye başlayan öküz dalaşıyla devam ediyor.

Trene binincede bu söylenmeler: “Hani 250’ydi? Şuan 100 ile gidiyoruz! Bu nasıl tren… Eski tren daha iyiydi diyenlere dönüşüyor.

Bir de trende valizini kapı önüne atıp gidenimi ararsın, tuhaf tuhaf konuşup hareket edenleri mi…

Şimdi el-cevap:

Kardeşim sen uçağa binmeden 1 saat önce havaalanına gidiyorsun, orada asilzade gibi boy gösteriyorsun. Uçağa binerken 1 kg dahi ağır valizin olsa trene oranla yüksek ücretler ödüyorsun. Oralarda gıkın çıkmıyor.

Trenin hızına gelince: ben her hafta “eski” diye tabir ettiğimiz trenlerle İstanbul-Eskişehir arasında yolculuk yapardım. Yolculuk süresi en kısa 4 saatti; ki bu 5-5 buçuk saate kadar uzayabiliyordu. Şimdi 2 buçuk saatte gidiyorsun. El insaf!

Bir de dünya senin etrafında dönmüyor. Yok ben sıra beklemem, ben ek ücret ödemem, valizimi ortaya koyar giderim… Gidemezsin kardeşim! Bu toplumun kuralları var ve dünya senin etrafında dönmüyor. Her yerin bir kuralı, adabı vardır.

Trenlerde bu tarz söylenen tiplere katlanamıyorum artık. Siz de benim uyguladığım yöntemi uygulayın ve kurtulun. Onlara; “Bu kadar şikayetçiysen binme, bir dahaki istasyonda in” diyin. Susup oturuyorlar.

Bu tiplere Avrupa’daki gibi içi sidik kokan, bazılarında oturacak değil tutunacak yeri dahi olmayan, bilet fiyatları fahiş düzeydeki trenler müstehak!

Velhasıl biz hizmetten razıyız. Tam 2 buçuk saatte Eskişehir’e varıyoruz çok şükür.

Bu arada bir önerim var: uçaklarda sorun çıkaranlara belli bir süre -hatta ömür boyu- uçağa binmeme cezası verilebiliyor. Aynısını trenlerde de uygulamalılar. O zaman sesleri çıkmaz bu tiplerin. Bu fikrimi kısa süre içerisinde TCDD ile paylaşacağım.

fft99_mf4643840

Yorum bırakın